Etiket: identity

  • Franz Fanon – Ulusal Kültürün Karşılıklı Temelleri ve Özgürlük Mücadelesi | Çeviri: Eylem Canaslan

    Geriye tek bir önemli soru kalıyor: Siyasi ya da askeri mücadele ile kültür arasındaki ilişkiler nelerdir? Mücadele sırasında kültür askıya mı alınır? Ulusal mücadele kültürün bir dışavurumu mudur? Son olarak özgürlük savaşının, aposteriori olarak kültür açısından verimli olsa da, kültürün bir inkârı olduğu mu söylenmelidir? Kısacası, özgürleşme mücadelesi kültürel bir görüngü müdür, yoksa değil midir?

  • Werner Bonefeld – Kesinsizlik ve Toplumsal Otonomi | Çeviri: İlker Kabran

    Sermayenin ’aşırılıkları’ hakkındaki sızlanmalar durmalıdır. Feryad-ı figan eden eleştiriler sadece daha şirin bir kapitalizmi yaratmanın yollarını aramakta, sermayeye yardımsever, kalkınmacı bir mantık benimseyebilme kapasitesi bahşetmektedirler. Sermaye emeği sömürüşünde zorunlu olarak ’aşırı’dır. Buna kederlenmek onun toplumsal kuruluşunu yanlış anlamaktır.

  • John Holloway – Soyut Emegin Krizi Biziz | Çeviri: Selen Göbelez

    Soyut emek ile sermayenin birbirini tamamlaması, soyut emeğin mücadelesi ile sermayenin mücadelesi arasındaki temel simetride temsil edilir. Her ikisi de devlet ve diğerleri üzerindeki iktidar mücadelesi etrafında döner; her ikisi de hiyerarşiktir ve her ikisi de diğerlerinin adına hareket etme meşruluğunu kendinde görür. Biz, soyut emeğin ve onun emek hareketinin kriziyiz.

  • Jan Maya – Amansız Bir Bağlam

    Bu döngüdeki siyaset dünyayı asla dönüştüremez ki bu yüzden bağlamdaki “karşı siyaset”, doğal siyasette politikleşmiş zihindeki çelişik konumun aksine, bir karşı toplum hareketinin mevcut egemenlik ilişkilerini çözecek bir hegemonya oluşturma görevinde tanım bulur. Bu da onu bir karşı çıkma retoriğinden alıp bağlamda verili bir devrimci kavram yapar.

  • Jan Maya – Adı Üstünde Bir Bilim

    Oysa yaşam, her seferinde bir başrol oyuncusu gibi tarihi kendinden başlatma eğiliminde olan öznellikler korunarak savunulamaz.

  • Jan Maya – Kaybolan Komünist Ütopya Hakkında Bir Mütalaa

    İşçi sınıfının damga vurduğu tarihsel momentlere siyasal kimliklenmenin köklerine dönmek niyetiyle gidiliyor bile olsa onlar bugünkü tıkanmanın gerçeğine dokunma imkanları da sunan keşif alanlarıdır.

  • Jan Maya – O Kayıp Bilimle Kuşanmışların Karşı Siyaseti Er Geç Belirir

    Bu seçimle teori de bir mücadele paradigması içinde özgürleşir. Böylece aslında inkar etmek isterken bile tutarsızlığının ayırdında olduğunuz özne değerlendirmeleri de gerçekle giderek daha fazla hemhal olur ki en yoksul olanın değil, emeği en çok çalınanın da değil ama iktidarla özdeşleşme arzusunu performe etme süreci en çok darbeye uğrayanın “özne”leştiğini anlarız.

  • Emi Komaya – Transfeminist Manifesto | Çeviri: Ali Aligül Arıkan

    Transfeminizmin ana ilkeleri basittir. Birincisi herkesin kendi kimliğini istediği gibi tanımlama ve toplumdan buna saygı göstermesini bekleme hakkı vardır. Buna ayrıca kimliğimizi şiddet ve ayrımcılık korkusundan uzak ifade etme hakkı da dahildir. İkincisi kendi bedenlerimiz üzerinde karar verme hakkı sadece bize aittir, hiçbir tıbbi, dini veya siyasi otoritenin bizim kararımız haricinde beden bütünlüğümüzü ihlal etmeye veya bedenimizle ne yapacağmızla ilgili…

  • Jan Maya – Kuir ve Materyalizm Üstüne Kısa Bir Not

    Akademide baskın felsefe geleneği, materyalizmi Marx’ın filozofları devreden çıkaran müdahalesini bastırarak yeniden retorikleştirdi. Bu yüzden bugün kuirin felsefedeki bir boşluğu dolduran bir akım olduğu görüntü ortaya çıktı. Biliyoruz ki hakikatin bastırılmadığı paralel bir senaryoda bu ihtiyacı karşılamak için ne ‘kuir’e ne de ‘yeni materyalizm’ türü bir ara forma gerek olurdu.

  • Jan Maya – Komünist Tahayyül Yanımızda mı?

    Bizler bu düzene doğduk. Her birimiz ayrı birer vahametiz. Mental bütünlük temelinde tüm öznelliklerimiz ideolojideki yapısal bir zorunluluktan ötürü düzeni oluşturan dikey devinim arzusunda üretildi. Biyolojik, psikolojik, toplumsal vd tüm öznelliklerimizin dikey arzuları bizleri ezen ilişkiyi de üretti.

  • Jan Maya – Marksizm Marx’a Karşıdır*

    Devrimi dokunulmazlaştırılmış Marx’ta kurgulanan mutlak nihai kurtuluşun yüksek teorisine ulaşamamak üstünden bulanıklaştıran, komünizmi mistifiye eden Marksizmin gardı düşmelidir.

  • Jan Maya – Özneyi Ararken Karşılaşılabilecek Bir Sürpriz Var

    Düzene tâbi olan insanların, sorunların kendi öznellikleriyle bağlandığı antagonizmalar olmasıyla başa çıkamayacakları kaygısının bir tek “özne” olmak yoluyla bastırılabileceğini dile getirebiliriz artık. Özne, devrim için işlevsizdir. Bize gerekli olan bir karşı öznedir. Bu sıfat bugünkü öznenin bilinciyle veya onu yükselterek değil ancak ezilenlerin yatay dayanışmasında büyüyen bir karşı hegemonya içinde belirebilecek bir konumda niteliklenir. İhtiyacımız olan karşı özne de odur…

  • Ali Aligül Arıkan — Amargi’deki Erkek

    Bir süre üzerime “siz erkekler şöyle şiddet uyguluyorsunuz”, “siz erkekler böyle yapıyorsunuz” cümleleri yağdı. “Dışarıdaki” erkekleri işaret eden ama benim üzerime boca edilen isyankar cümleler. Bütün erkeklerin günahlarını omzumda taşıdığımı hissettim. O andaki hissiyatım bir arkadaşımın anlattığı deneyimine çok benziyordu: Kürt örgütünde çalışan arkadaşıma etnik kökeni “Türk” olmadığı halde örgüttekiler onu egemenin sembolu olarak görüp birlikte ortak ideallere sahip olduklarına…

  • Jan Maya – Olduğu Gibi Görmeye Tahammül Edemediği Aşkın Kıskacındaki Kimlik: “Devrimcilik”

    Kuruculukların başlayan gelişen ve sona erdikten sonra anlatıları çarpık yankılarda zamane egemenliklerine katan şeyler olduğundan kuşkulanmak için geçerli çok sebep vardır. Belki de yeni kurucu adayı iz sürücülerin o çalınmış kavramlar düzleminden taşacak aşkın kehanetlere kaçma eğilimi de bundandır.