-
Birtakım Metinler
Son Güncelleme 04 Ocak 2026
-
Paul Mattick – Marksizm: Dün, Bugün ve Yarın
…bir şey kesindir: işçi sınıfının kapitalist tahakkümden kurtuluşu ancak işçilerin kendi inisiyatifiyle sağlanabilir ve sosyalizm sadece kapitalist üretim ilişkilerini sona erdirerek sınıflı toplumun ortadan kaldırılmasıyla gerçekleştirilebilir. Bu hedefin gerçekleştirilmesi aynı zamanda hem Marksçı teorinin doğrulanması hem de Marksizmin sonu olacaktır.
-
Franz Fanon – Ulusal Kültürün Karşılıklı Temelleri ve Özgürlük Mücadelesi | Çeviri: Eylem Canaslan
Geriye tek bir önemli soru kalıyor: Siyasi ya da askeri mücadele ile kültür arasındaki ilişkiler nelerdir? Mücadele sırasında kültür askıya mı alınır? Ulusal mücadele kültürün bir dışavurumu mudur? Son olarak özgürlük savaşının, aposteriori olarak kültür açısından verimli olsa da, kültürün bir inkârı olduğu mu söylenmelidir? Kısacası, özgürleşme mücadelesi kültürel bir görüngü müdür, yoksa değil midir?
-
Werner Bonefeld – Kesinsizlik ve Toplumsal Otonomi | Çeviri: İlker Kabran
Sermayenin ’aşırılıkları’ hakkındaki sızlanmalar durmalıdır. Feryad-ı figan eden eleştiriler sadece daha şirin bir kapitalizmi yaratmanın yollarını aramakta, sermayeye yardımsever, kalkınmacı bir mantık benimseyebilme kapasitesi bahşetmektedirler. Sermaye emeği sömürüşünde zorunlu olarak ’aşırı’dır. Buna kederlenmek onun toplumsal kuruluşunu yanlış anlamaktır.
-
John Holloway – Soyut Emegin Krizi Biziz | Çeviri: Selen Göbelez
Soyut emek ile sermayenin birbirini tamamlaması, soyut emeğin mücadelesi ile sermayenin mücadelesi arasındaki temel simetride temsil edilir. Her ikisi de devlet ve diğerleri üzerindeki iktidar mücadelesi etrafında döner; her ikisi de hiyerarşiktir ve her ikisi de diğerlerinin adına hareket etme meşruluğunu kendinde görür. Biz, soyut emeğin ve onun emek hareketinin kriziyiz.
-
Jan Maya – Amansız Bir Bağlam
Bu döngüdeki siyaset dünyayı asla dönüştüremez ki bu yüzden bağlamdaki “karşı siyaset”, doğal siyasette politikleşmiş zihindeki çelişik konumun aksine, bir karşı toplum hareketinin mevcut egemenlik ilişkilerini çözecek bir hegemonya oluşturma görevinde tanım bulur. Bu da onu bir karşı çıkma retoriğinden alıp bağlamda verili bir devrimci kavram yapar.
-
Henri Lefebvre – Bir Özyönetim Sosyolojisinin Öğeleri | Çeviri: Hatice Pınar Şenoğuz
Özyönetim kavramı bugün olanaklı olana açılmadır. Yolun ve ereğin kendisidir, toplumu bastıran ve ezen muazzam ağırlığa son verebilen güçtür. Özyönetim yaşamı dönüştürmenin pratik yolunu gösterir; yaşamı dönüştürmek her zaman devrimin parolası, amacı, anlamı olagelmiştir. Ancak özyönetim sayesinde özgür bir bileşimin üyeleri kendi yaşamlarını kendi ellerine alabilirler ve ancak böylelikle, yaşamları kendi eseri olur.
-
Jan Maya – Adı Üstünde Bir Bilim
Oysa yaşam, her seferinde bir başrol oyuncusu gibi tarihi kendinden başlatma eğiliminde olan öznellikler korunarak savunulamaz.
-
Jan Maya – Kaybolan Komünist Ütopya Hakkında Bir Mütalaa
İşçi sınıfının damga vurduğu tarihsel momentlere siyasal kimliklenmenin köklerine dönmek niyetiyle gidiliyor bile olsa onlar bugünkü tıkanmanın gerçeğine dokunma imkanları da sunan keşif alanlarıdır.
-
Victor Wallis – İşçi Denetimi ve Devrim | Çeviri: Başak Özcan
Rusya 1917-1918, Almanya 1918-1919, Macaristan 1919, İtalya 1920, İspanya 1936-1939, Çekoslovakya 1945-1947, Macaristan ve Polonya 1956, Cezayir 1962-1965, Çin 1966-1969, Fransa ve Çekoslovakya 1968, Şili 1970-1973 ve Portekiz 1974-1976. Ayrıca bu deneyimlerin hiçbirinin kendiliğinden sönümlenmediğini de not edelim. Deneyimsizlik, aşırılıklar veya suistimaller gibi inkar edilemeyecek dezavantajlarına rağmen tüm bu girişimlerin sönümlenmesi, ivmenin düşüşe geçmesinden değil, silahlı güçlerin doğrudan veya dolaylı…
-
Jan Maya – Madun ve Umut Üstüne Bir Değini
Devlete karşı politikleşen madunun eşitlik talebi, ideolojinin egemenle özdeşim yasasında özdeki imtiyaz talebi itirafı olarak yalanlandığı için arzulanmış bir günah gibi bilinçdışına atılır. Oradan da bir hülya olarak geri döner. Düşlere bağlanan umut özünde düzenin kendini sürdürebilme umudu olur. İşte bu yüzden umudumuza güvenemeyiz. Çünkü o, psikoloji sandığımız ideoloji tarafından, varoluşumuza egemenin aynasında bakmamızın karmaşasındaki iktidar isteminden üretilmiştir.
-
Jan Maya – O Kayıp Bilimle Kuşanmışların Karşı Siyaseti Er Geç Belirir
Bu seçimle teori de bir mücadele paradigması içinde özgürleşir. Böylece aslında inkar etmek isterken bile tutarsızlığının ayırdında olduğunuz özne değerlendirmeleri de gerçekle giderek daha fazla hemhal olur ki en yoksul olanın değil, emeği en çok çalınanın da değil ama iktidarla özdeşleşme arzusunu performe etme süreci en çok darbeye uğrayanın “özne”leştiğini anlarız.
-
Emi Komaya – Transfeminist Manifesto | Çeviri: Ali Aligül Arıkan
Transfeminizmin ana ilkeleri basittir. Birincisi herkesin kendi kimliğini istediği gibi tanımlama ve toplumdan buna saygı göstermesini bekleme hakkı vardır. Buna ayrıca kimliğimizi şiddet ve ayrımcılık korkusundan uzak ifade etme hakkı da dahildir. İkincisi kendi bedenlerimiz üzerinde karar verme hakkı sadece bize aittir, hiçbir tıbbi, dini veya siyasi otoritenin bizim kararımız haricinde beden bütünlüğümüzü ihlal etmeye veya bedenimizle ne yapacağmızla ilgili…
-
Jan Maya – Artık Orada Olmayan Farkların Gizemli Ortaklığı
Zira ancak bastırılmış olduğu müddetçe erdemli kalan, tamamlanmışlık ikonuyla özdeş formda bilince çıktığı anda kendini erdemiyle birlikte yok edecektir. Aşk ölecek, aşıksa çocuksu bir hakikati taşımanın hastalığı olarak zuhur ettiği toplumsal düzene katılım zaferini gerçekleştirerek iyileşecektir.
-
Jan Maya – Kuir ve Materyalizm Üstüne Kısa Bir Not
Akademide baskın felsefe geleneği, materyalizmi Marx’ın filozofları devreden çıkaran müdahalesini bastırarak yeniden retorikleştirdi. Bu yüzden bugün kuirin felsefedeki bir boşluğu dolduran bir akım olduğu görüntü ortaya çıktı. Biliyoruz ki hakikatin bastırılmadığı paralel bir senaryoda bu ihtiyacı karşılamak için ne ‘kuir’e ne de ‘yeni materyalizm’ türü bir ara forma gerek olurdu.
-
Jan Maya – Komünist Tahayyül Yanımızda mı?
Bizler bu düzene doğduk. Her birimiz ayrı birer vahametiz. Mental bütünlük temelinde tüm öznelliklerimiz ideolojideki yapısal bir zorunluluktan ötürü düzeni oluşturan dikey devinim arzusunda üretildi. Biyolojik, psikolojik, toplumsal vd tüm öznelliklerimizin dikey arzuları bizleri ezen ilişkiyi de üretti.
-
Jan Maya – Marksizm Marx’a Karşıdır*
Devrimi dokunulmazlaştırılmış Marx’ta kurgulanan mutlak nihai kurtuluşun yüksek teorisine ulaşamamak üstünden bulanıklaştıran, komünizmi mistifiye eden Marksizmin gardı düşmelidir.
-
John Holloway – Küresel Sermaye ve Ulusal Devlet | Çeviri: A. Serkan Mercan
Öyleyse, devlet toplumsal ilişkilerin katılaşmış (veya Marx’ın kavramını kullanırsak “fetişleşmiş”) bir biçimidir. Bu, insanlar arası olarak görünmeyen insanlar arası bir ilişkidir; toplumsal ilişkilere dışsal bir şey biçiminde var olan toplumsal bir ilişkidir. Bu, devletler arasındaki birliği anlamak için başlangıç noktasıdır: Bütün devletler katılaşmıştır ve toplumsal ilişkilerin görünüşte bağımsız biçimleridir.
-
Jan Maya – Özneyi Ararken Karşılaşılabilecek Bir Sürpriz Var
Düzene tâbi olan insanların, sorunların kendi öznellikleriyle bağlandığı antagonizmalar olmasıyla başa çıkamayacakları kaygısının bir tek “özne” olmak yoluyla bastırılabileceğini dile getirebiliriz artık. Özne, devrim için işlevsizdir. Bize gerekli olan bir karşı öznedir. Bu sıfat bugünkü öznenin bilinciyle veya onu yükselterek değil ancak ezilenlerin yatay dayanışmasında büyüyen bir karşı hegemonya içinde belirebilecek bir konumda niteliklenir. İhtiyacımız olan karşı özne de odur…
-
Jan Maya – 2019 Yılı Hangi Soykırımın Yüzüncü Yılı?
Değilse soykırımının yarattığı büyük tahribatı ve yoksunluğu doldurmanın imkanı yok gibi görünüyor. Fakat yine de bir şeyler yapabilir, memleketlerinden koparılmış Pontoslu dostlarımıza bu coğrafyada halihazırda onları anan, özleyen, bekleyen birilerinin olduğunu gösterebiliriz.
-
Maximilien Rubel – Marx Anarşizmin Teorisyenidir | Çeviri: Eylem Canaslan
Anarşizm teorisi, Marx’ta, buna dolaylı bir kanıt bulma ihtiyacı bile hissetmeden, bilinen ilk öncüsünü bulmuştu. Yüzyılın yanlış anlaması olan Marksizm, yani Devlet ideolojisi ise, Marx’ın bıraktığı bu boşluktan doğmuştur. Sosyalist ismini taşıyan bir devlet aygıtının efendilerinin, Marx’ı Devlet sosyalizmini ya da Devlet komünizmini, hatta “otoriter” sosyalizmi savunanların saflarına dâhil etmelerine izin veren şey de budur.
-
Ali Aligül Arıkan — Amargi’deki Erkek
Bir süre üzerime “siz erkekler şöyle şiddet uyguluyorsunuz”, “siz erkekler böyle yapıyorsunuz” cümleleri yağdı. “Dışarıdaki” erkekleri işaret eden ama benim üzerime boca edilen isyankar cümleler. Bütün erkeklerin günahlarını omzumda taşıdığımı hissettim. O andaki hissiyatım bir arkadaşımın anlattığı deneyimine çok benziyordu: Kürt örgütünde çalışan arkadaşıma etnik kökeni “Türk” olmadığı halde örgüttekiler onu egemenin sembolu olarak görüp birlikte ortak ideallere sahip olduklarına…
-
Jan Maya – Olduğu Gibi Görmeye Tahammül Edemediği Aşkın Kıskacındaki Kimlik: “Devrimcilik”
Kuruculukların başlayan gelişen ve sona erdikten sonra anlatıları çarpık yankılarda zamane egemenliklerine katan şeyler olduğundan kuşkulanmak için geçerli çok sebep vardır. Belki de yeni kurucu adayı iz sürücülerin o çalınmış kavramlar düzleminden taşacak aşkın kehanetlere kaçma eğilimi de bundandır.
-
John Holloway – Ret Çığlığından Güç Çığlığına: İşin Merkeziliği | Çeviri: Şükrü Alpagut
Yüzümüzü Marksizme dönerken, bir toplum kuramı değil, topluma karşı bir kuram ariyorduk. [1] Bir siyaset bilimi, bir sosyoloji ya da bir iktisat bilimi değil, bir karşı siyaset bilimi, bir karşı sosyoloji ve bir karşı iktisat bilimi ariyorduk: “Bilimsel” söylemin bölük pörçüklüğü içinde deneyim çığlığının ortadan kaldırılmayacağı negatif bir toplum kuramı arıyorduk. Başlangıçta Marksizme meyletmenin ardındaki negatif dürtü apaçık olmasına rağmen,…
-
Jason Read – Tersine Dünyada Marx
Üstelik, Marx’ın ideoloji ve fetişizme dair temel kavramları, “bu” dünyanın çarpıklıklarını anlama girişimidir; ideoloji yoluyla, yönetici sınıfın düşünceleri başat düşünceler haline gelmekte ki sınıf konularından bağımsız olarak herkes, dünyayı zengin olanların gözüyle görebilsin; fetişizm yoluyla da şeylerin dünyası onları yaratan işçilerden daha fazla değer sahibi olsun.
-
Ali Aligül Arıkan & Gülkan Noir – 2012 İstanbul Amargi Feminizm Tartışmaları: Transfeminizm (Giriş)
Transfeminizm, özgürlüklerini tüm kadınların özgürlüğüne bağlayan ve onun ötesinde gören transların hareketidir diyebilmek önemli. Bu hareket diğer queer deneyimlerden gelen bireylere, interseks bireylere, trans erkeklere, natrans erkeklere, natrans kadınlara ve transların ihtiyaçlarıyla duygudaşlık kurabilen, kendi özgürlük mücadeleleri içerisinde tüm trans kadınlarla spektrum içerisinde birçoğumuz içsel cinsiyet algımız neyse onu performe edebildiğimizi natrans kadın ve erkeklere kanıtlamak zorunda kalıyoruz.
-
Jan Maya – Soluksuz Oğlanın Dansı
Bir vesileyle sahnede gülümseyen bir çift bakış birleşmişti. Aniden oğlanın suratı kalbinden gelen ateşle elma gibi kızardı. Hemen annesi geldi gözleri önüne ya bu karşılaşmada pek şansı yoktu. Uzak uçurumlara itilmiş gibi kovuverdi annesini. Oğlana sorarsanız kızın bakışlarında muştulanan şey eşini bulduğuydu.